Geçtiğimiz Eylül ayında Polonya’nın başkenti Varşova’ya giden uçağa bindiğimde kendime sorduğum ilk soru buydu. Erasmus hayatımı değiştirebilir mi? Merakım Erasmus programına başvurmadan önce başlamıştı. Ama o zamanlar çoğu şey belirsizdi. Kendimi yeni bir ülkeye ve yeni bir topluma nasıl hazırlayacağımı bilmiyordum. Ancak, iyi ve misafirperver arkadaşlarımın yardımı sayesinde çevreye hızla uyum sağlama konusunda kendimi şanslı buldum. Böylece, öngörülemeyen bir olay hayatımı değiştiren bir şeye dönüştü ve bana harika anılar ve birçok değerli ders yaşattı. Bu önemli çünkü Erasmus sadece eğlenmek ve yeni insanlarla tanışmaktan ibaret değil. Erasmus ayrıca kişisel gelişim serüveni açısından da bir nimet. Bu yazıda, kendi deneyimlerim ve düşüncelerim aracılığıyla sizin maceralarınıza ilham olmayı planlıyorum.
Erasmus+ Hayaller ve Gerçekler
Erasmus ile ilgili beklentileriniz ve gerçekler önemli ölçüde farklılık gösterebilir. Ve bu oldukça doğal, bu yüzden herhangi bir endişeniz varsa panik yapmayın. Özellikle de sizinkinden çok farklı koşullara ve kültüre sahip bir ülkeye taşınırsanız tökezleyebilirsiniz. Ancak insan, çeşitli koşullara karşı son derece uyumlu olmasıyla bilinen bir canlıdır. Yani mesele adapte olup olmamanız değil, adapte olmanızın ne kadar zaman alacağıdır. Hareketliliğiniz sırasında hem şaşırtıcı hem de sert deneyimler yaşayacaksınız. Ve tüm bunlar hayatınızı değiştirmek için gerekli. Bu yüzden rahatlıkla diyebiliriz ki: Erasmus kişisel gelişim açısından inanılmaz büyük bir fırsat.

Kendi deneyimlerime dayanarak söyleyebilirim ki ilk başta neler olabileceği hakkında hiçbir şey bilmiyordum. Hakkında hiçbir şey bilmediğim Erasmus şehrime yeni inmiştim ve yurduma güvenli bir şekilde nasıl gideceğimi bulmaya çalışıyordum. Neyse ki ilk Erasmus arkadaşım Umut sayesinde o kadar da yalnız değildim. Tesafüden aynı uçağa, sonrasında ise okul kampüsüne giden aynı otobüse binmiştik. Ancak otobüsten indikten sonra aynı yerden geldiğimizi fark edebildik. Onun önceki deneyimleri sayesinde ilk günümü rahatlıkla tamamladım. Gördüğünüz gibi bazen bazı problemleri ve bilinmezleri oraya gittiğinizde çözüyorsunuz. Belki bir yabancının ya da kurumların, belki de bazı yetkililerin yardımıyla. Söylemeye çalıştığım tek şey, eğer oraya kendi başınıza gidecek kadar cesursanız, mutlaka yolunuzu bulacaksınız.
İlk Erasmus Anlarım
Tamam, uçağınız indi ve artık güvenli bir şekilde yurt odanızdasınız. Sırada ne var? Diyelim ki ilk gününüzü ve belki de ilk iki gününüzü çevrenizi keşfederek geçireceksiniz. Dükkan köşede, fakültem şurada, basketbol sahası burada vs. Ve belki de yurttaki oda komşularınızla tanışacaksınız, eğer çoktan geldilerse. Ayrıca, gelecekteki potansiyel arkadaşlarınızla ilk temasınız bu zamanlarda gerçekleşecektir. Kendi ülkenizden veya benzer bir kültürden insanlarla etkileşime geçmenizde bir sorun yok. Ancak Erasmus sırasında birçok insanın yaptığını gördüğüm hatayı yapmayın. Yaptıkları hata tüm dönem boyunca hemşerileriyle birlikte vakit geçirmekti. Erasmus kişisel gelişiminizi büyük ölçüde artırdığı için, hemşerilerinizle çok fazla zaman geçirmemek önemlidir. Bu yüzden gerçekten öğrenmenin en iyi yolu farklı kültürlerden farklı insanlarla etkileşim kurmaktır.
Sizi kesinlikle korkutmaya çalışmıyorum ama yalnızlığa hazır olmalısınız. Yalnız hissetmekten ya da dışlanmaktan bahsetmiyorum. Esas olarak nostalji hissi ve yeni bir ortama uyum sağlama mücadelesinden bahsediyorum. Her ne kadar farklı kültürlerden insanlarla tanışmaya alışkın olsanız da. Örneğin ben oldukça turistik bir şehirde büyüdüm ve hayatım boyunca çok sayıda yabancı insanla tanıştım. Dolayısıyla çok kültürlülüğe çok aşinayım. Yine de bazı insanların ne kadar farklı davranabildiğini görünce ağzım açık kalmıştı. Dolayısıyla bu durum asla cesaretinizi kırmamalı. Çünkü etrafınızdaki tüm insanlar sizinle bire bir aynı motivasyona sahip olacaklar. Çevrenize ısındıktan sonra iç sesinizi duymaya başlayacaksınız. Erasmus hareketliliğiniz sırasında kişisel gelişiminizi güçlendiren ilk şey de bu olacak.
Komfor Alanından Çıkış
Farklı kültürlere alışkın olsanız bile yabancı bir ülkede tamamen farklı bir şehirde yaşamak zor bir şeydir. Konfor alanının bizi hedeflerimizden ve sorumluluklarımızdan uzaklaştırdığına muhtemelen aşinasınızdır. Tanıdık bir yerde olmak genellikle bize rahatlık ve konfor hissi verir. Bu, keşfedilecek bir şey olmadığı, dolayısıyla hiçbir şey için çaba sarf etmeye gerek olmadığı anlamına gelir. Çaba sarf etmek öğrenmenin ve büyümenin en iyi yolu olduğundan, konfor alanımız bizim için bir tuzak haline gelir. İşte bu yüzden Erasmus programı kişisel gelişiminize olan bağlılığınız için çok cesur bir testtir. Çünkü sizi yeni insanlarla tanışmaya, entegre olmaya ve yeni şeyler denemeye itecektir.

Hareketliliğiniz sırasında arkadaşlarınızla muazzam zaman geçireceksiniz. Ancak, kendinizle yüzleşmek için çok fazla yalnız zamanınız da olacak. Gerçek değişim kendinize sorular sormaya başladığınızda başlayacak. Elbette bunlar felsefi ya da varoluşsal kriz türünden sorular olmayacak. Ancak bu sorular size bazı yaşam seçimlerinizi ve planlarınızı sorgulatacak. Eğer Erasmus süreciniz geçmişinizi ve geleceğinizi bir araya getiriyorsa doğru yoldasınızdır demektir. Burada bahsettiğim şeyler aşırıya kaçmış veya gereksiz duygusal gelebilir, ancak neyle karşılaşacağınızı da asla bilemezsiniz. Bunu asla unutmayın. Çünkü Erasmus sadece dersleriniz, partileriniz ya da seyahatlerinizle ilgili değil, aynı zamanda hayatınıza dönüp bakabileceğiniz yeni bir penceredir. Bunun nedeni çoğunlukla Erasmus öğrencilerinin hayatlarının erken dönemlerinde olmaları ve hala hayatlarıyla ilgili pek çok şeyi çözmeye çalışıyor olmaları diye yorumlamak mümkün.
Hayatınız Hakkında Yeni Tanımlar
Bizler son derece sosyal canlılarız, belki de evrendeki en sosyal canlılarız. Çevremiz ve sosyal hayatımız doğumumuzdan itibaren çoğu değerimizi ve karakterimizi tanımlamıştır. Fakat kişiliğimiz yalnızca çevremiz tarafından belirlenmez. Başka bir deyişle, içgörülerimiz ve deneyimlerimiz kişisel gelişimimizde önemli bir rol oynar.
Sonuca gelmeden önce size söylemem gereken bir şey var: her şeyden en iyi şekilde yararlanın. Erasmus için Polonya’da aylarımı harcadım. Muazzam bir zaman geçirdim ve hayat boyu bana eşlik edecek pek çok anı edindim. Memleket özlemi, umutsuzluk ve yeterince tadını çıkarıp çıkarmadığıma dair endişeler gibi bazı zorluklar da yaşadım. Burada size önemli bir şey daha söylememe izin verin: sizin deneyiminiz benimkinden farklı olacak. Sizin karakteriniz ve hisleriniz benimkilerle ayn değil, bu da sizin olaylara vereceğiniz tepkilerin bambaşka olacağı anlamına geliyor. Erasmus deneyiminiz her değişken tarafından şekillenecek ve kişisel gelişim süreciniz de buna göre etkilenecektir.
Genel tecrübelere dayanarak, Erasmus deneyiminizin kişisel gelişiminizi desteklemesi ve farklı kültürlere ve kendinize ilişkin algılarınızı etkilemesi kuvvetle muhtemeldir. Bir çalışma, Erasmus katılımcılarının Erasmus öncesi seviyelerine kıyasla kişisel gelişim ve dil yeterliliklerinde gelişme gösterdiklerini ortaya koymuştur. Başka bir çalışma ise 5 yıl sonra bile Erasmus’un; yeterlilik, direnç ve kültür farkındalığı üzerinde kalıcı etkileri olduğunu belirtti.
Sonuç
Ne yalan söyleyeyim bu açıklaması ve hakkında konuşması oldukça zor bir konu. Erasmus’a başvuru sürecindeyseniz muhtemelen aklınızda birçok soru uçuşuyordur. Ancak kendinizi bunaltmanıza gerek yok. Ben de dahil olmak üzere binlerce insan aynı yoldan geçti ve hayatlarını kökten değiştirdi. Gördüğüm ve yaşadığım her şeyden sonra, hayatımın daha iyi yönde değiştiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Yine de bu yol hayal edebileceğimden çok daha zordu.

Yani korkmanıza gerek yok; muhteşem anılar ve aynı zamanda zorluklar sizi bekliyor olacak. Beni yorgun ve hasta hissettiren sert kışı, karşılaştığım tatsız insanları ve karşılaştığım sayısız diğer zorlukları hatırlıyorum. Yine de tüm bunlar bana bir şeyler öğretti: Arkadaşlıkların ne kadar önemli olduğunu. Bir oda arkadaşının hayata bakış açınızı nasıl etkileyebileceğini ve sevgiyi neyin tanımladığını da orada anladım. Ancak her şey bittiğinde ne kadar büyüdüğümü fark edebildim. Bu düşünce kafamdan geçerken gözyaşları içinde dönüş uçağıma biniyordum. Bazen bir fotoğrafı elinizde tutmak, sadece bir resme bakmaktan çok daha fazlasını ifade edebilir. Gittiğiniz her yerden küçük bir parça taşırsınız ve aynı yerlere kendinizden bir parça da bırakırsınız. Sadece siz başkalarının ruhlarına dokunmazsınız, onlar da sizinkine dokunur.
Geri döndüğünüz zaman belki dinlediğiniz şarkılar, okuduğunuz kitaplar ve yaşadığınız şehir değişmeyecek. Ama bunlara yüklediğiniz anlam kesinlikle değişecek. Her dinlediğinizde, okuduğunuzda ya da hayatı deneyimlediğinizde, artık her şeyin farklı olduğunu fark edeceksiniz. Bu yazıyı okuyarak aradığınız cevap basitçe bir evet ya da hayır değil. Burada kendinize şunu sormanızı istiyorum: Siz değişmeye hazır mısınız ki? Belki de asıl değişimi başlatan şey bu soruya vereceğiniz cevaptır.
Başta; Umut, Gülderen, Bora, Kamil, Ala, Darko, Kevin, Filipe olmak üzere adını sayamadığım tüm Erasmus arkadaşlarıma hayatımın bu önemli anında bana eşlik ettikleri için teşekkür etmek istiyorum.



