Eğer bu yazıyı bulduysan, ya da yazı seni bulduysa, Erasmus meselesine ilgi duyuyorsun demektir. Erasmus’a kesin olarak gitmeyecek olsan bile en azından merak ettiğin şeyler olduğu düşünüyorum. Her iki ihtimalde de bir takım ön bilgilendirmeye ihtiyacın olacak. Çünkü bu hayatında açılacak yeni bir bölüm ve büyük bilinmezliklerle dolu. Seni temin ederim ki eğer Erasmus tavsiyeleri için geldiysen kesinlikle doğru yerdesin. Ben de bir zamanlar endişeli bir şekilde kendimi bu sürece hazırlamaya çalışıyordum ve zaman hızla akıp geçti. Şu an Erasmus maceramın ikinci döneminin ortasındayım ve ilk günüme kıyasla oldukça değiştiğimi hissediyorum. İşte bu yüzden korkma, her ne kadar başkalarının tecrübelerinden öğrenecek olsan bile kendi deneyimlerin de sana yol boyunca eşlik edecektir.
Giriş: “Neden Erasmus?”
Erasmus hakkında ben bir şey söylemeden bile kafanda birtakım düşünceler oluştuğuna eminim. Çünkü bu halihazırda oldukça popüler bir konu ve ortalıkta birçok içerik mevcut. İnternetten veya yakın çevrenden tonla Erasmus tavsiyeleri aldığına eminim. Ama şunu unutmamalısın ki herkesin tecrübesi eşsiz ve kendilerine özeldir. İşte tam da bu yüzden okuduğun ve duyduğun her şeyin senin başına da geleceği gibi bir izlenime kapılmamalısın.
Eğer korkuların varsa bu harika! Çünkü asıl büyüme tam olarak orada başlıyor. Erasmus’a bazı açılardan baktığında basitmiş gibi görünse bile asla tam olarak öyle değil. Kendi tecrübelerime dayanarak rahatlıkla söyleyebilirim ki Erasmus sizi kısmen dönüştüren ve geliştiren bir süreç. Hayatımdaki ilk yurtdışı tecrübesini, en uzun süreli tek başıma yaşama tecrübesini ve hatta ilk opera tecrübesini Erasmus’tayken yaşadım. Gelecek hakkındaki planlarım şekillendi, farklı ülkelerden onlarca yeni arkadaşım oldu, farklı kültürleri tanıma fırsatı buldum. Tüm bunların yanında, farklı insanlarla nasıl iletişim kurmam gerektiğini öğrendim, bulunduğum şehir yaşamına ve kültüre ayak uydurmam gerektiğini fark ettim. Eğer vereceğim tüm Erasmus tavsiyeleri içinden sadece birini seçecek olsaydım bu kesinle ilk adımı atmanız gerektiğini söylemek olurdu.
Hazırlık Süreci: “İşe Nereden Başlamalı?”
Bu kısım aslında henüz ilk adımı atmamış olanlar için. Eğer başvuru sürecinde belirli bir ilerleme kaydettiyseniz zaten burada anlatacaklarımı çoktan halletmişsiniz demektir. Lakin bu kısımda dikkat edilmesi gereken kritik noktalar var. İşin kötü yanı bu önemli konuları çoğu zaman kendi çabamla öğrenmem gerekti, bu yüzden size elimden geldiğince yardımcı olacağım. Başvuru süreciyle ilgili daha önce bir yazı yazmıştım, buraya tıklayarak yazıya ulaşabilirsiniz.
Öncelikle, seçeceğiniz ülke ve şehir kritik bir öneme sahip. Erasmus hareketliliğiniz başladıktan sonra şehrinizi değiştirmeniz mümkün olmayacak. O yüzden araştırmanızı iyi yapın ve isabetli bir karar verin. Kendi okulunuz ile gideceğiniz okulda alacağınız derslerin uyuşması çok önemli, zaten ders seçim aşamasında bu konuya bolca kafa yoracaksınız. Çünkü Erasmus döneminde aldığınız dersleri kendi okulunuza döndüğünüzde almanız gereken derslerin yerine saydırmanız gerekecek. Eğer hatalı ders seçimi yaparsanız sonradan sorunlarla karşılaşabilirsiniz, hatta dönem uzatmanız bile gerekebilir.

Seçtiğiniz şehir de bir o kadar önemli çünkü küçük bir şehirde yaşamak ile büyük bir şehirde yaşamak arasında dağlar kadar farklar olabiliyor. Çevredeki insan sayısı, İngilizce konuşulma oranı, yapılacak etkinliklerin kısıtlı olması gibi sayısız faktör Erasmus maceranızı etkileyebilir. Sonradan pişman olamamak için tercihlerinize oldukça dikkat etmeniz gerekiyor. Ayrıca bazı ülkelerde yaşam masrafları daha yüksek olabileceğinden ötürü ülke seçimi de Erasmus deneyiminizi doğrudan etkileyebilir. Size tavsiyem, yaşam masraflarının ortalama olduğu bir ülkenin büyük bir şehrinde, dersleri size sorun yaratmayacak bir okul seçmek en isabetli tercih olacaktır.
Özellikle yabancı dil konusunda bizim ülkemizde anlamsız bir çekingenlik var. Kendi tecrübelerime dayanarak söylemeliyim ki, Erasmus’ta geçirdiğiniz vakit boyunca hiç kimsenin yabancı dili mükemmel olmayacak. Çünkü tanışacağınız herkes sizinle hep sonradan öğrendiği bir dilde iletişim kuracak, yani tıpkı sizin gibi. Gittiğiniz ülkeye göre değişebilen bir şekilde yerel halk ile genel olarak iletişim kurmakta sorun yaşamanız pek olası değil. Çoğu zaman derdinizi anlayacak kadar İngilizce konuşabiliyorlar. Ama tabi ki birkaç kelime yerel dil öğrenmekte fayda var 🙂
Gidilecek Ülkeye ve Şehre Hazırlık
Ülkemizi ve şehrimizi seçtik, sırada ne var? Tabi ki de oradaki yaşama alışmak. Öncelikle şunu aklınızdan hiç çıkarmamanız gerek: Gittiğiniz yeri değiştirmeye çalışmayın, düzene uygun davranın ve ayak uydurun. Siz orada misafirsiniz ve hali hazırda işleyen bir düzene muhalif olmamanız gerekir. Dünyanın neresine giderseniz gidin kural budur. Yeni şehrinizde geçireceğiniz süre boyunca birçok farklı olayla karşı karşıya kalacaksınız. Her ne kadar kültür şoku etkisine girseniz bile bir süre sonra alışacaksınız tabi ki. Size tavsiyem elinizden geldiğince çevrenizdeki farklı kültürleri anlamaya ve deneyimlemeye çalışın. Farklı lezzetleri, aktiviteleri, yerleri tecrübe edin sizi temin ederim ki asla pişman olamayacaksınız.

Konaklama konusunda çeşitli seçenekler mevcut. Okulunuzun sunduğu yurtlarda kalabilirsiniz veya ortak eve çıkabilirsiniz. Burada tanıdığım insanların oldukça pişman olduğu bir konuda sizi uyarmak istiyorum. Eğer rahatlık ve kişisel alan açısından bir ev veya oda kiralamayı düşünüyorsanız bunu kesinlikle anlayışla karşılıyorum. Lakin sizin gibi düşünen pek çok kişinin bu karardan pişman olduğunu, okula ve arkadaş ortamına uzak kaldıklarını ve yalnız hissettiklerini pek çok kez kendi ağızlarından duydum. Yurt ortamı biraz zorlayıcı olabilir ama hayatınızın en güzel anılarını ve arkadaşlıklarını da burada ediniyorsunuz.
İlk günlerde her şey biraz zorlayıcı gelebiliyor. Evet, oldukça yalnız hissedeceksiniz ama korkmayın çünkü birkaç hafta içinde her şey normale dönecek. Yeni okulunuzun bir Erasmus grubu olacaktır ve sizi evinizde gibi hissettirmek için ellerinden geleni yapacaklar. Sizinle aynı tecrübeyi paylaşan insanlarla birbirinize destek olun, bu sizi hem yakınlaştıracak hem de alışma sürecinizi kolaylaştıracaktır. Bana göre Erasmus tavsiyeleri arasında en önemlisi kesinlikle bu son söylediğim.
Erasmus Hayatı: “Gerçekten Bir Rüya mı?”
Aylarımı bambaşka bir ülkede geçirdikten sonra fark ettim ki Erasmus sürprizlerle dolu bir macera. Neredeyse her günüm birbirinden farklı geçti ve sürekli spontane olaylar yaşadım. Tabi ki de eğlence peşinde koşup ve sürekli bir keşfetme halinde oluyordum. Lakin size verebileceğim Erasmus tavsiyeleri arasında öne çıkan bir diğer konu ise sorumluluklar olacaktır. Evet, oraya gitme sebebiniz yeni maceralar peşinde koşmak olabilir lakin yeni sorumluluklarınız da olacak. Yeni okulunuzda hala katılmanız gereken dersler ve geçmeniz gereken sınavlar sizi bekliyor olacak. Ama yine de fazla korkmanıza gerek yok çünkü çoğu zaman Erasmus dersleri aşırı zorlayıcı olmuyor ve hocalar sizi fazla sıkmıyor.
Sorumlulukların dışında kalan zamanı ise olabildiğince kullanmaya ve anı yaşamaya çalışın. Partiler, eğlenceler zaten fazlasıyla oluyor ama sağlıklı bir sosyal hayatınız olsun. Ne kadar farklı kültürlerden insanla bağlantı kurarsanız bu iletişim becerilerinizi bir o kadar arttıracaktır. Ayrıca, zamanınızı düzgünce planlayarak elinizden geldiğince seyahat etmenizi şiddetle tavsiye ederim. Çünkü sorumluluklarınızın bu denli az olduğu, vaktinizin de bu kadar bol bulunduğu bir dönemi hayatınızda kolay kolay bulamayabilirsiniz. Gittiğiniz yerlerden size kalan bir fotoğraf, bir anı ve hatta buz dolabı mıknatısı bile yoğun hisler barındırabiliyor.

Erasmus tavsiyeleri arasındaki bir diğer kritik konu ise masraflarınız ve ev idaresi. Bu blogda ev idaresi ve kişisel finans ile ilgili konularda birçok yazı bulabilirsiniz. Bu konular üzerinde yoğunlaşmak istiyorum çünkü bireysel düzeyde çok önemli buluyorum. Erasmus yaşamında ise masraf yönetimi kendi başınıza halletmeniz gereken bir konu olarak karşınıza çıkıyor. Aylık periyotlarda olası masraflarını hesaplayıp bir plan oluşturmanız gerek. Sonrasında ise bu plana uygun şekilde harcama yaparak, her periyot sonunda harcamalarınızı izlemelisiniz. Ne de olsa maddi sıkıntıların Erasmus deneyiminizi mahvetmesini istemezsiniz, değil mi?
Karşılaşılan Zorluklar ve Baş Etme Yöntemleri
Elbette ki onca güzel şeyin beraberinde birçok zorluk da karşımıza çıkıyor. Zorluklar kişisel deneyimlere göre değiştiği için genelleme yapmak biraz zor. Ama ben kendi yaşadığım zorluklardan bahsederek sizi bu zorluklara hazırlamaya çalışacağım.
Benim için iklim farklılığı en önemli sorunlardan biriydi. Kış mevsiminde Polonya gibi bir ülkenin oldukça soğuk olacağını zaten biliyordum ve kendimi buna göre hazırlamıştım. Lakin haftalarca süren kasvetli havayı, oldukça az olan gün ışığını ve karanlığı asla tahmin edememiştim. Benim gibi sıcak iklimde büyümüş birisi için oldukça zorlayıcı bir süreç oldu. Bu alışkın olmadığım şartlar psikolojimi ve fizyolojimi doğrudan etkiledi. Ayrıca kış döneminin getirdiği bir zorluk da açık alan aktivitelerinin azlığıydı. Çünkü doğal olarak hiç kimse için kışı içeride geçirmek yerine dışarıya çıkmıyordu.

Kendim yaşamamış olsam bile bazılarınız yalnız kalmaktan korkuyor olabilir. Bunu da anlayışla karşılıyorum çünkü Erasmus boyunca yeterince sosyalleşememek gerçekten kötü bir his olurdu. Burada sizi rahatlatmak isterim çünkü kendi tecrübelerim bana gösterdi ki Erasmus’ta yalnız kalmak gerçekten olası değil. Bir düşünün, orada sizin gibi beklentileri olan ve arkadaş edinmeye çalışan büyük bir grup var. Kimin yanına giderseniz gidin, tek bir “Merhaba!” ile uzun bir arkadaşlığın ilk adımını atabilirsiniz. Tabi ki de kültürel farklılıklar olacaktır fakat iki taraflı bir anlayış ve merak duygusu ile bunu da rahatlıkla aşabilirsiniz.
Son Söz: Gidecek Olanlara Notlar
Bahsedecek o kadar fazla şey var ki birçok konuyu başka yazılara bırakmak zorunda kaldım. Konu Erasmus tavsiyeleri olduğu zaman herkesin kendi deneyimleri bambaşka şeyler söyleyebiliyor. Lakin herkesin hemfikir olduğu birtakım şeyler de var. Bunlardan en önemlisi kesinlikle korkmamak. Eğer çoktan bu yönde bir adım attıysanız veya atmayı düşünüyorsanız kesinlikle çekinmeyin ve sonuna kadar gidin.
Erasmus boyunca karşılaşacağınız birçok farklı olay kendinizi tanımanıza yardımcı olacak. Bana kalırsa kendinizle yüzleşmeniz açısından bundan daha iyi bir fırsat bulamazsınız. Gelecek hakkında planlarınızın şekilleneceği ve kendinizi keşfetmeye bolca zaman bulacağınız bir süreç sizi bekliyor. Burada asıl sorulması gereken soru, sizin bu deneyimi nasıl yaşamak istediğiniz.



