Türkiye Devleti bir cumhuriyettir. Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Vatandaşı olduğumuz ülkeye ait olan bu nitelikleri ben yazmadım. Bu ilkeler Anayasamızın ilk üç maddesinde aynen bu şekilde belirtilmiştir. Buradan da anlayacağınız üzere Türkiye Anayasal bir cumhuriyettir. Biz bu konuda pek bilinçli olmasak da Anayasa bireylerin ve devletin ödev ve sorumluluklarını madde madde açıklamıştır. Devlet bu sorumlulukları farklı organlar aracılığı ile yerine getirir. Anayasa maddelerinin ne kadar yerine getirildiğini neredeyse her ülkede bulunan Anayasa Mahkemesi denetler. Bu yazıda ülkemizin Anayasasını daha yakından tanıyacağız.
Eski Anayasalarımız
Teşkîlât-ı Esâsiye Kanunu: Henüz cumhuriyet ilan edilmeden önce 1921 yılında kabul edilen 23 maddelik bir çerçeve anayasadır. Kurtuluş savaşı sonrası rejim krizi döneminde çıkan bu anayasa mutlak meclis gücünü savunuyordu. Yani yürütme ve yasama gücü meclise aitti. Halkın oylarıyla seçilen Büyük Millet Meclisi aracılığıyla milletin egemenliği sağlanırdı.
1924 Anayasası: Teşkîlât-ı Esâsiye’den 3 yıl sonra yürürlüğe giren bu anayasaya, Atatürk İlkeleri, kadınlara seçme ve seçilme hakkı gibi bir kaç yenilik eklenmiştir. Kabine sistemi, Ankara’nın başkent olması, Laiklik ilkesi bu yeniliklerden öne çıkanlardır. Yeni kurulan cumhuriyetin ilk dönemleri bu anayasa uygulanarak geçmiştir bu yüzden büyük bir öneme sahip diyebiliriz.
1961 Anayasası: 1960 darbesinden sonra yeni ve daha kapsamlı bir anayasaya ihtiyaç olduğu düşüncesi ile yazılmıştır. Ayrıca Bu anayasanın Soğuk Savaş dönemine aykırı olarak özgürlükleri artıran bir anayasa olduğu ifade edilir. Kurucu Meclis adında sınırsız yetkiye sahip bir yapının altında 20 kişilik bir komite kuruldu. Yeni anayasa metnini yazma görevini bu komite üstlendi. Ardından halk oylamasına sunulan taslak %60 oyla kabul edilmiştir. Ayrıca 1961 Anayasası için yapılan bu referandum Türk tarihinin de ilk referandumudur. Bu Anayasa ile birlikte Cumhuriyet Senatosu kurulmuş ve güçler ayrılığı ilkesi benimsenmiştir. Kişisel hak ve özgürlükler anayasa ile teminat altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesi kurulmuş ve sosyal devlet kavramı eklenmiştir.
12 Eylül 1980 Darbesi
1980 darbesi emir komuta zinciri içinde gerçekleşmiş bir askeri darbedir. Müdahale sonrasında birçok siyasi parti kapatılmış, siyasi faaliyetler askıya alınmış ve binlerce kişi gözaltına alınmış veya tutuklanmıştır. Darbe sonucunda TBMM ve dönemin başbakanı Süleyman Demirel’in görevlerine son verilmiştir. Genelkurmay başkanı Kenan Evren devlet başkanı olurken ve yasama yetkisini kullanmak üzere Milli Güvenlik Konseyi kurulmuştur. Hiç şüphesiz 12 Eylül Darbesi ulusal çapta derin izler bırakan bir tarihi olaydır. Bu izlerden bugüne kadar gelmiş olanı ise yürürlükte olan anayasamızdır.

Darbenin ardından anayasa kabulüne kadar geçen iki yıllık sürede yasama yetkisini Milli Güvenlik Konseyi kullanmıştır. Yürütme yetkisi ise MGK başkanı olan Kenan Evren tarafından icra edilmiştir. Yargı ise belirli kısıtlamalara maruz kalmış ve Anayasa Mahkemesi ile Danıştay’ın yetkileri sınırlandırılmıştır. Yeni anayasa hazırlamakla görevli Danışma Meclisi yeni anayasayı hazırlamaya başladı. Kenan Evren, Anayasa’nın ilk üç maddesinin “değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğini” dördüncü madde olarak taslağa ekletti. Ayrıca cumhurbaşkanlarının iki dönem görevde kalmalarını sağlayan maddeyi “bir dönem” olarak değiştirtti. MGK son şeklini alan anayasayı 18 ekim 1982 tarihinde kabul etti. 7 kasım günü gerçekleşen referandum sonucunda %92 oyla yeni anayasa yürürlüğe girdi.
Dünden Bugüne Anayasa
1982 yılında yürürlüğe giren ve halen kullandığımız Anayasa bugüne kadar tam 21 kez değişikliğe uğradı. Bugün yürürlükte bulunan Anayasa’da 7 kısım, 177 madde ve 16 geçici madde bulunmaktadır. Çoğu zaman “Darbe Anayasası” olarak anılsa da 1982 yılından bugüne kadar çok fazla değişmiştir. En büyük değişimler 2001, 2007, 2010 ve 2017 yıllarında, çoğu referandum ile kabul edilerek gerçekleşti.

Hepimiz 2017 Anayasa değişikliğini yakından biliyoruz. Bu düzenlemedeki en önemli değişiklik kesinlikle parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçiş olmuştur. Bu değişim ile, cumhuriyetin başlangıcından beri benimsenen yürütme erkinin yasama ile birleşik olduğu parlamenter sistemi terk ettik. Eskiden yürütme gücü başbakan liderliğindeki bakanlar kurulu tarafından kullanılırdı. Meclis anayasadan aldığı yetki ile bakanlar kurulunu denetler ve hükümete güvenoyu verirdi. Göreve gelen hükümetin mutlaka meclis çoğunluğu tarafından desteklenmesi gerekiyordu. Zaten bu esasları dünyanın her yerinde çoğu parlamenter sistem benimser.
Başkanlık sistemi ise yürütme ve yasama güçlerinin mutlak suretle ayrılması esasına dayanır. Yani hükümet ve yasama organı üyeleri (milletvekilleri) ayrı seçilir ve görevlerini ayrı yürütür. Genellikle bir başkan tarafından oluşturulan kabine, yürütme gücünü elinde bulundurur. Tek veya çift parçalı parlamento ise yasa koyma gücünü üye çoğunluğunun kararıyla uygular. Bu sistemde başbakan yoktur, cumhurbaşkanı hem hükümetin hem de devletin başıdır. Genellikle halk tarafından seçilen cumhurbaşkanı meclis tarafından güvenoyu almak zorunda değildir. Hatta meclis desteği olmayan bir cumhurbaşkanı seçime gitmeyebilir. İsterse görev süresi bitene kadar konumunu korumaya devam eder.
Bu referandumla birlikte, seçmen yaşı 18’e indi, meclisteki koltuk sayısı 600’e çıktı, askeri mahkemeler kapandı. Ayrıca Hakimler ve Savcılar Kurulunda bazı değişiklikler yaşandı. Anayasa değişikliği meclisten 348/550 oyla geçti ve halkın yüzde 51’inin oyu ile kabul edildi. Bu referandum Anayasaya son halini verdi ve o günden beri herhangi bir değişiklik yaşanmadı. Zaten herkesin bu değişimler üzerine kendi yorumları ve gözlemleri vardır. O yüzden bu yazıda oralara hiç girmeyeceğim. Şimdi Anayasamızın biz vatandaşlara verdiği haklar ve görevleri yakından tanıyarak bilinçleneceğiz.
Önemli Anayasa Maddeleri
Hepimizin çok iyi bildiği, “değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek” ilk üç madde cumhuriyetin ve devletin temel esaslarını tanımlıyor.
MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
MADDE 2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
MADDE 3- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı “İstiklal Marşı”dır. Başkenti Ankara’dır.
Kişisel Hak ve Görevler
Anayasa, din, dil, ırk, sınıf vs. ayırt etmeden tüm vatandaşların haklarını güvene almıştır. Hiç bir kanun anayasaya aykırı olamayacağına göre (madde:11), bu haklar hiç bir suretle elimizden alınamaz. İşte bu yüzden haklarımızın farkında olmak çok önemli ve kritik bir konudur.
MADDE 17- Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz.
MADDE 20- Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.
Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.
Kişisel veriler ve bunların korunması konusunda çok bilinçsiz olduğumuzu ve gerekli tedbirlerin sağlanmadığını üzülerek itiraf etmek zorundayım. Özellikle Avrupa’da bireylerin kişisel verileri çok sıkı kanunlarla korunur. Son yıllarda sıkça yaşanan ihlaller sonucunda bir çok şirket ciddi yaptırımlarla karşı karşıya kaldı. Lakin ülkemizin kişisel verilerimizin korunması konusunda geride kaldığını bizzat yaşadığımız olaylar sonucunda görebiliyoruz.
MADDE 22- Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.
MADDE 24- Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. Kimse, ibadete, dinî âyin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.
MADDE 25- Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.
MADDE 26- Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.
MADDE 34- Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.
Özellikle ülkemizde düşünce ve ifade özgürlüğüne karşı büyük bir saygısızlık ve saldırı algısı bulunuyor. Yukarıdaki maddelerde göründüğü gibi; düşünme, bu düşünceyi yayma, inanç ve haberleşme özgürlükleri anayasa tarafından güvence altına alınmıştır. Aslında burada ironik bir durum bulunuyor. Saydığımız bu özgürlükler temel insan haklarıdır. Yani bu hakların bir kanun veya güç tarafından verilmesi gerekmez, bu özgürlükler her insanın doğuştan hakkıdır. Birilerinin bize lütufta bulunduğu düşüncesine asla girmemeliyiz. Çünkü maalesef bu da ülkemizde yanlış yorumlanan bir olgu olagelmiştir.
Miranda Hakları
Miranda hakları hukuk sistemlerinin en önemli unsurlarından biridir ve tarihi çok eskilere dayanır. Esasında suçun bireyselliği, kanıt olmadıkça bireyin masum sayılması gibi bazı ilkelere dayanır. Bu haklar çok önemlidir çünkü binlerce insan haksız muamele görerek hatta zorlanarak işlemediği suçları kabul ediyor. İnsanlar haklarını bildiğinde buna benzer olaylar daha az yaşanır ve adalet daha sağlıklı şekilde işler. Sakın umursamazlıktan gelmeyin çünkü bu gibi olayların size ve yakınlarınızın başınıza ne zaman geleceğini asla bilemezsiniz. Ayrıca Anayasal haklarınızı bilmek sizi her türlü haksızlıktan ve saldırıdan koruyacaktır.
MADDE 38- Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.
Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.
Ceza sorumluluğu şahsîdir.
Yeni Anayasa Tartışmaları ve Sonuç
Cumhuriyet tarihi boyunca her anayasa değişikliği ile birlikte daha farklı bir yöne doğru eğildik. Her bir değişiklik bir diğerini getirdi. Siyasetçiler sürekli farklı değişiklikler için halktan oy istedi. Son bir kaç yıldır yeni bir sivil anayasa olan ihtiyaç sık sık dile geliyor. Lakin çoğu konuda kutuplaşan siyasetçiler ortak bir anayasa yapmak konusunda birlik olacaklar mı bilmiyoruz. Yeni bir anayasaya ihtiyacımız olduğu kesin. Peki hangi konulara odaklanmalıyız, nelere dikkat etmeliyiz? Haklarımızın garanti altına alındığı, özgürlükçü bir anayasa yapmak gerçekten zor bir mesele. Ayrıca şunu da unutmayın yeni bir anayasa yapmak için önce elimizdekini iyice anlamamız ve eksiklerini tespit etmemiz gerekiyor. Ve bilinçli her vatandaşın bu sürece katılması ve fikir belirtmesi hayati öneme sahip. Bu konuyla ilgili bir yazı paylaşmayı düşünüyorum. Eğer ilgiliyseniz takipte kalmanızı tavsiye ederim.
Anayasa metnini okumak ve indirmek için tıklayın.
***Yasal Uyarı: Yazıyı sade tutmak adına bazı anayasa maddelerinin belirli fıkraları yazıya eklenmiştir. Ayrıca herhangi bir hukuki eğitimim veya lisansım yoktur, bu yazı sadece bağlı olduğumuz Anayasa’yı ve onun kendimce yorumunu içermektedir.



