Yapay zeka sistemleri tam hızla gelişmeye devam ediyor ve her geçen gün hayatlarımıza olan etkisi artıyor. Bugün yapay zeka teknolojisi emekleyen bir bebek gibi olsa bile bu haliyle bile aklımızı başımızdan alabiliyor. Yapay zekanın taşıdığı bu potansiyel bizim için hem faydalı hem de büyük bir tehdit niteliği taşıyor. Bildiğiniz gibi, bu araçların insanların işlerini ellerinden alacağına dair sürekli alevlenen bir tartışma dönüyor. Tıpkı sanayi devrimi sonrası insanların işlerini makinelere kaptırması gibi modern insanlar da işlerini yapay zekaya kaptıracak gibi duruyor.
Ancak bu kez durum farklı; makineler eskiden insana ait özelliklerden yoksunlardı, ancak en yeni geliştirilen yapay zeka araçları artık bu engeli aşıyor. İnsan gibi düşünebilen, duyguları hissedebilen, insana özgü tepkiler verebilen makineler, çok yakında hayatımızın bir parçası olacaklar. Ve bu kez, sadece fiziksel gücümüzle yaptığımız işler için değil, zihinsel kapasitemizle yürüttüğümüz işler için de kapımızı çalıyorlar.
Yapay Zekanın Ekonomik Etkileri
Artan otomasyon, azalan sendika sayıları ve kurumlar vergisindeki değişmeler ve küreselleşme sonucunda emekçilerin milli gelirden aldıkları pay yıllar içinde azaldı. Yeni teknolojiler ve yapay zeka alanındaki hızlı gelişmeler sonucunda dünya çapınca 1 milyardan fazla işin etkileneceği tahmin ediliyor. En tehlikede olanlar ise çoğunlukla fiziksel gücü dayalı işler.
Son yıllarda yapılan araştırmalara göre otomasyonun gelişmesiyle birlikte çalışanlar sanayi sektöründen dışlanarak hizmet sektörüne doğru kaymıştır. Hizmet sektörü genellikle düzensizdir ve daha fazla çalışma saatine karşılık daha az ücretlere sahiptir. Bu gelişen soruna karşılık iki probleme çözüm bulmamız gerekiyor:
- Azalan gelir trendini kıracak ve servet eşitsizliğini çözecek şekilde ekonomiyi nasıl şekillendireceğiz?
- Bu çözümü çevresel olarak sürdürülebilir şekilde nasıl uygulayacağız?
Bir Çözüm: Evrensel Temel Gelir Sistemi
Yaşamak için çalışmaya ihtiyaç duymadığınız, her ay belirli bir miktar paranın size bedava verildiği bir dünyada yaşamak ister miydiniz? İşte böyle bir sistem gerçekten var ve hatta bazı ülkeler bile uyguladı. Özellikle son yıllarda artan ekonomik eşitsizlik ve servet transferleri, Evrensel Temel Gelir (UBI) sistemini oldukça popülerleştirdi. Evrensel Temel Gelir sistemini savunanların temel gerekçesi, bu düzen ile birlikte; sosyal adalet, bireysel özgürlük ve finansal güvenlik gibi konularda gelişme sağlanacağına olan inanç.
Evrensel Temel Gelir (UBI), hükümetlerin vatandaşlarına düzenli bir gelir sağladığı bir ekonomi modelidir. Her birey, geliri, iş durumu ne olursa olsun belirli bir miktar parayı belirli aralıklarla alır. Bu sistem, insanların hayatlarını sürdürebilmesi için gerekli olan minimum geliri garanti altına almayı hedefler. UBI, özellikle işsizlik, yoksulluk gibi sosyoekonomik sorunları azaltmayı ve bireylere daha fazla finansal özgürlük sağlamayı amaçlar. Bu sistem, teknolojik gelişmeler ve otomasyonun iş alanlarını tehdit ettiği bir dönemde, ekonomik güvence sağlama potansiyeli nedeniyle giderek daha popüler hale gelmektedir.
Bu programa karşılık ise böylesine bir sistemin finansal olarak karşılanabilir olup olmadığı sorusu ile geliyor. Temel gelirden herkesin yararlanması için vergi oranlarının yükselmesi gerekmekte ve bu durum, yatırımları ve iş imkanlarını olumsuz etkileyecektir. Üstelik emek sadece finansal olarak bir önem taşımıyor. Çalışan insanlar için akıl sağlığı ve sosyal etkileşim açısından da büyük bir öneme sahip. Ayrıca temel gelire sahip insanlar çalışmak için isteksiz olurlar ve iş aramakla uğraşmazlar. Bu tartışmalar bir çok Avrupa Birliği ülkesinde gündeme geliyor ve tartışılıyor.

Harita, Evrensel Temel Gelir sistemini düşünen, tam veya yarım şekilde uygulamış ülkeleri gösteriyor. Detaylı incelemek için buraya tıklayın.
Gelecek Hakkında Bir Kehanet
Open AI şirketi CEO’su Sam Altman’a göre yapay zekanın sınırlarını genişletmesi sonucunda sosyoekonomik sistemi yeniden düzenlememiz gerekecek. Geçenlerde katıldığı bir programda yapay zekanın UBI gibi sistemlere maddi kaynak sağlamak için eğitilebileceğini söyledi.1
Zaten sistemin çalışabilmesi için gereken maddi kaynağı sağlamak için işgücünü insan dışında bir varlığa yüklememiz gerekecek. Çünkü sadece küçük bir kesimden vergi toplayarak tüm halk kesimine temel gelir sağlamak uzun vadede sürdürülebilir olamıyor. Geçmişte ve günümüzde bunu uygulayan ülkeler bulunuyor. Her biri kendine has tarzlarıyla öne çıkıyor fakat temel amaç aşağı yukarı aynı.
Sizce yapay zekanın bizler için üretim yaptığı, bizim ise çalışmaya gerek kalmadan temel bir gelire sahip olduğumuz bir dünyada yaşamak mümkün mü?



