Bir çoğumuz film izlemeyi severiz fakat oldukça çeşitli film zevklerine sahip olabiliriz. Filmleri sadece aksiyon için izleyenlerden tutun da sadece teknik detayları için izleyenler gibi oldukça çeşitli bir yelpaze bu. Herkes kendine has zevklere sahip olduğu için bu durum oldukça normal. Bu yüzden hepimiz aynı filme baksak bile bazılarımız farklı şeyler görebiliyor. Bir çoğumuz izlediği filmin sağlam bir hikayeye sahip olmasını arzular. İşte beni biyografik filmlere bağlayan şey, anlatılan hikayelerin birileri tarafından gerçekten yaşanmış olması! Bu gerçek hikayeler; kaliteli çekimler, müzikler, oyunculuklar ile birleşince sanat eseri diyebileceğimiz yapımlar ortaya çıkıyor. İşte bu yazıda kendi favorim olan 10 biyografi yapımını size tavsiye edeceğim. Şimdiden iyi seyirler.
Oppenheimer

Yıl: 2023
Yönetmen: Christopher Nolan
IMDB Puanı:⭐8.3
TLDB Puanı:⭐8.9
Atom Bombasının mucidi ünlü fizikçi Robert Oppenheimer’ın gençliğinden, öğrencilik yıllarından, yaşlılığına kadar tüm hayatını bu filmde görüyoruz. İkinci Dünya Savaşında nazilere karşı üstünlük kurmak isteyen ABD hükümeti Manhattan Projesini başlatıyor ve projenin başına ana karakterimiz Oppenheimer geçiyor. Bu yapımda; ünlü fizikçinin iç dünyasını, kendisiyle olan çelişkilerini, pişmanlıklarını çok yakından tanıma şansına sahip oluyoruz. Film geçtiğimiz bir yıldan fazladır ortalığı kasıp kavurdu ve beklentileri fazlasıyla karşıladı diyebiliriz. Ayrıca sinematografik açıdan da oldukça başarılı. Hatta filmin hiç bir yerinde tek bir tane bilgisayar efekti kullanılmamış. O meşhur sahne dahil!
Ray

Yıl: 2004
Yönetmen: Taylor Hackford
IMDB Puanı:⭐7.7
TLDB Puanı:⭐8.0
Film efsanevi caz ve blues müzisyeni siyahi sanatçı Ray Charles’in acıklı hayatını anlatıyor. ABD’nin güneyinde oldukça fakir bir mahallede doğan Ray, çok sevdiği küçük kardeşi gözlerinin önünde öldüğünde hayatının ilk şokunu yaşıyor. Yedi yaşına geldiğinde ise görme yetisini tamamen kaybediyor. Ardından kendi yolunu bulmak için evinden uzaklaşıyor. Yıllar geçtikçe ve şöhreti artınca ciddi kişisel sorunlarla boğuşmak zorunda kalıyor. Önce hayatının aşkını kaybedip ardından uyuşturucu batağına saplanıyor. Filmde dönemin ünlü müzik yapımcısı Türk asıllı Ahmet Ertegün’ü de bolca görüyoruz. Kendisi Ray Charles dahil dünyaca ünlü birçok müzisyeni keşfeden efsanevi bir isim.
Green Book (Yeşil Rehber)

Yıl: 2018
Yönetmen: Peter Farrelly
IMDB Puanı:⭐8.2
TLDB Puanı:⭐9.0
1960’lı yıllarda geçen filmin başrolünde siyahi bir piyanist ile işçilik yapan İtalyan kökenli bir şoför bulunuyor. O dönem ABD’nin güneyindeki yoğun ırkçılık yüzünden başrolde bulunan piyanist kendi güvenliğini sağlayacak bir şoför arayışına giriyor. Bu noktada, yolu eskiden tehlikeli işler yapmış olan Tony Lip ile kesişiyor. Böylece dışarıdan birbirine zıt görünen bu ikili beraber bir yolculuğa çıkıyor. Filmde iki karakterin gelişen dostluğunu en samimi haliyle izleme fırsatı buluyoruz.
Pianist

Yıl: 2002
Yönetmen: Roman Polanski
IMDB Puanı:⭐8.5
TLDB Puanı:⭐9.0
Bu film İkinci Dünya Savaşı sırasında Polonyalı bir piyanistin bir anda değişen acıklı hayatını bizlere aktarıyor. Kendisi ve ailesi yahudi oldukları için, ülkeleri naziler tarafından işgal edildiğinde büyük bir tehditle karşılaşıyorlar. Wladyslaw bir gün tekrar radyoda piyano çalabilmek için savaş boyunca Varşova’nın yıkıntıları arasında saklanarak hayatta kalmaya çalışıyor. İşgal ilerledikçe köşeye sıkışmaya başlıyor ve yaşam mücadelesi zorlaşıyor. Ayrıca film savaşın yıkımlarını çok çarpıcı sahnelerle bize aktarıyor. Ve vicdanımızı sızlatacak bir çok olay yaşanıyor. Bunların gerçek bir hikayeden aktarıldığını düşündüğümüzde ise içimizde ufak bir burukluk yaşatıyor diyebiliriz.
Lincoln

Yıl: 2012
Yönetmen: Steven Spielberg
IMDB Puanı:⭐7.3
TLDB Puanı:⭐9.1
Amerikan İç Savaşı döneminde geçen film, başkan Abraham Lincoln’ün savaş sırasında yaşadıklarını anlatıyor. O zamanlar köleliğin çok yaygın olduğu Birleşik Devletlerde köleliği yasaklama vaadi veren Abraham Lincoln başkan seçilir ve güneydeki bir kaç eyalet kendi bağımsızlığını ilan eder. Sonrasında çıkan savaş Amerikan tarihindeki en kanlı savaş olarak kayıtlara geçmiştir. Lincoln, hem bu kan gölüne dönmüş meydanda hem de siyasi arenada mücadele etmek zorundadır. Uzun çarpışmalar sonucunda Birlik güçleri savaşı kazanır. Ülke yeniden bir bütün olur ve kölelik anayasaya eklenen bir madde ile yasaklanır. Ne yazık ki Abraham Lincoln savaşın bitmesinden 6 gün sonra suikast sonucu hayatını kaybeder.
The Irıshman (İrlandalı)

Yıl: 2019
Yönetmen: Martin Scorsese
IMDB Puanı:⭐7.8
TLDB Puanı:⭐8.5
Film eski bir İkinci Dünya Savaşı gazisi olan Frank Sheeran’ın hikayesini anlatıyor. Gözünü kırpmadan adam öldürme yeteneğine sahip olan Frank, Bufalino mafya ailesi ile tanışır. Sonrasında mafya için tetikçilik yaparak yıllar içinde çok para kazanır ve yükselir. 60’lı yıllarda sendika lideri olan Jimmy Hoffa ile uzun süreli bir dostluk kurar. Diğer yandan mafyaya bağlı kalmaya devam eder fakat bir noktada bu iki ilişki ters düşer. Bu terslik, Frank’in uzun süreli dostu Jimmy Hoffayı öldürmesi ile sonuçlanır. Bu cinayet ABD tarihindeki sırrı çözülememiş en büyük olaylardan biridir.
The Pursuit of Happyness (Umudunu Kaybetme)

Yıl: 2006
Yönetmen: Gabriele Muccino
IMDB Puanı:⭐8.0
TLDB Puanı:⭐8.9
Film duygusal ve maddi zorluklarla boğuşan bir satışçının hayat mücadelesini anlatıyor. Ailesinin tüm birikimiyle girişim kuran Chris hayal ettiği sonuçları alamaz. Toptan aldığı tıbbi cihazlar elinde kalır ve maddi zorluklar yaşamaya başlar. Karısını onu terkedince tek oğluna bakmak zorunda kalır. Oğluna iyi bakabilmek için iyi bir iş bulması gerektiğini düşünen Chris, soluğu Wall Street’te alır. Burada bir borsa şirketinde stajyer olarak işe başlar. Lakin işe girebilmek için staj sürecini başarıyla tamamlamalı ve rakiplerini mağlup etmelidir. Bir yandan çalışırken bir yandan oğluna ilham olmaya çalışan Chris, çok duygusal ve iç ısıtan bir mücadele verir.
Serpico

Yıl: 1973
Yönetmen: Sidney Lumet
IMDB Puanı:⭐7.7
TLDB Puanı:⭐8.0
Film dürüst bir polis memuru olan Frank Serpico’nun yolsuzluk ve rüşvete karşı verdiği mücadeleyi anlatır. Serpico uzun uğraşlar sonucunda polis akademisinden mezun olur ve çok sevdiği polislik görevine başlar. Lakin yıllar geçtikçe departmanın yolsuzluklarla dolu olduğunu anlar. Bir türlü kariyerinde yükselemeyen Serpico, arkadaşlarının aksine rüşvet almayı reddeder. Sonrasında ülke çapında ses getiren bir soruşturma için tanık olmayı kabul eder. Soruşturma ilerledikçe üst kademe yöneticilerin bile yolsuzluğa bulaştığını görürüz. Bunların sonucunda Serpico diğer polisler tarafından fazla göze batmaya başlar ve kendisine bir tuzak kurulur. Bir narkotik operasyonu sırasında arkadaşlarının onu yalnız bırakması sonucu yüzünden vurulur. Lakin hayatta kalmayı başarır ve soruşturma için mahkemeye çıkarak herkese yaşananları anlatır.
The Wolf of Wall Street

Yıl: 2013
Yönetmen: Martin Scorsese
IMDB Puanı:⭐8.2
TLDB Puanı:⭐8.5
Film, borsa simsarlığı yaparak büyük bir servet elde eden Jordan Belfort’un gerçek hikayesini anlatıyor. Lakin bu servetin arkasında ise suç, yolsuzluk ve dolandırıcılık vardır. Belfort yeni girdiği işinde borsanın çökmesi sonucunda işsiz kalır. Ardından küçük aracı kurumlarda çalışarak potansiyelini gösterir. Sonrasında çevresindeki iş arkadaşlarını toplayarak kendi aracı kurumunu kurar. Kendi satın aldığı potansiyeli olmayan hisse senetlerinin fiyatlarını şişirerek müşterilerine satmaya başlar. Bu şekilde şirketini büyüten ve gittikçe zenginleşen Belfort FBI tarafından incelemeye alınır. Sonrasında adım adım tırmandığı şöhret ve servet dolu zirveden aşağı doğru yuvarlanmaya başlar.
The Big Short (Bonus)

Yıl: 2015
Yönetmen: Adam McKay
IMDB Puanı:⭐7.8
TLDB Puanı:⭐8.0
Film hem ekonomik işleyiş hakkında hem de 2008 krizini anlatıyor, hem de kaliteli bir biyografi yapımı! İşte bu yüzden bu blogda olmayı en çok hak eden yapım olabilir. 🙂
Filmde birbirinden farklı dört hikayeyi izliyoruz, birleştikleri nokta ise 2008 finansal krizini önceden tahmin etmiş olmaları. Bir grup yatırımcı Amerikan ipotekli krediler (mortgage) piyasasında bir açık keşfeder ve bu piyasanın çökeceğini öngörür. Hemen piyasaya karşı pozisyon alırlar ve kimsenin beklemediği finansal krizden kazanan olarak ayrılırlar.
Film belgesel tadında ilerliyor ve basit bir dille olayları bize aktarıyor. Yani teknik bir konu olmasına rağmen izleyiciyi boğmuyor ve konudan kopmamıza engel oluyor.



