Ekonomik Göstergeler Nasıl Yorumlanır?

Ekonomik sistemler günümüzde oldukça karmaşıktır. Ekonominin oyuncuları olan tüketici, üretici ve devletlerin yaptığı faaliyetler bir takım çıktılar oluşturur. Genel ekonomik gidişatı anlamak ve yorumlamak için ekonomik göstergeler kullanırız. Olası sorunlar bu göstergeler sayesinde çözüme ulaşabilir. Konuyla alakası olsun olmasın herkesin temel düzeyde bu göstergeleri kavraması gerekir. Bu yazıdan sonra temel ekonomik göstergeler sizler için anlaması çok kolay kavramlar olacak.

Milli Gelir ve Üretim

Milli Gelir (Gayri Safi Hasıla)

Bir ülkenin belirli bir dönemde (genellikle bir yıl) üretilen toplam mal ve hizmetlerin toplam değerini ifade eder. Bu, bir ülkedeki tüm ekonomik faaliyetin göstergesidir. Milli gelir, bir ekonominin büyüklüğünü ve genel refah düzeyini ölçmede yardımcı olan önemli bir ekonomik gösterge olarak kabul görür. Harcama Yöntemi ve Gelir Yöntemi olmak üzere iki şekilde hesaplanır.

Kişi Başına Düşen Milli Gelir

Kişi başına düşen milli gelir, bir ülkenin toplam milli gelirinin, o ülkedeki toplam nüfusa bölünmesiyle elde edilen bir ekonomik göstergedir. Bu terim, bir ülkedeki ekonomik refahın bireyler arasında nasıl dağıldığını ve her bir bireyin ortalama ekonomik durumunu ölçmeye yardımcı olur. Milli Geliri düşük olup nüfusu çok fazla olan ülkelerde kişi başına düşen gelir çok azdır. Bu da o ülkede yaşayanların refah seviyesinin az olduğunu gösterir.

Ekonomik Büyüme

Ekonomik büyüme, bir ülkenin ekonomisinin belirli bir dönemde genişlemesidir. Bu genişleme, bir ülkenin toplam mal ve hizmet üretiminin artması anlamına gelir. İş fırsatlarının yaratılması, gelir artışı, yaşam standardının yükselmesi ve yoksulluğun azalması gibi olumlu etkilerle ilişkilidir. Ekonomik Büyüme, Milli Gelirdeki artış miktarı ile ölçülür.

Ekonomik göstergeler, milli gelir
ekonomik göstergeler gsyh

Dış Ticaret

Ödemeler Dengesi

Ödemeler dengesi, bir ülkenin dış ticaret işlemlerinin ve finansal ilişkilerinin toplu bir şekilde hesaplandığı bir ekonomik göstergedir. Bu gösterge, bir ülkenin diğer ülkelerle yaptığı ticaret ve ödemelerle ilgili bilgileri içerir. Ödemeler dengesi, genellikle belirli bir dönemde (örneğin bir yıl) ülkenin döviz girişleri ve çıkışları arasındaki dengeyi gösterir. Cari İşlemler Dengesi, Sermaye Hesabı ve Finansal Hesap kalemlerinden oluşur. Ödemeler Bilançosu pozitif ise ihracat, negatif ise ithalat daha fazla yapılmıştır.

Dış Borç Stoku

Dış borç stoku, bir ülkenin yurtdışından borçlanarak edindiği ve henüz ödenmemiş toplam borç miktarını ifade eder. Bu borçlar genellikle devlet, özel sektör ve diğer kurumlar tarafından alınır. Dış borçlar sürdürülebilir olmalıdır; aksi takdirde, yüksek ve sürdürülemez bir dış borç yükü, ekonomik istikrarsızlığa ve ödeme sorunlarına neden olur. Ayrıca IMF ve Dünya Bankası gibi oluşumlardan alınan borçlar da Dış Borç Stokuna dahildir.

ekonomik göstergeler

Para ve Bankacılık Göstergeleri

Para Arzı

Bir ekonomide dolaşımda bulunan toplam para miktarını ifade eder. Para politikasının bir parçası olarak Merkez Bankası tarafından kontrol edilen bir göstergedir. Dolaşımdaki para miktarı, ekonomik aktiviteyi etkiler ve enflasyon, faiz oranları gibi faktörleri belirler. Para arzını Merkez Bankası kontrol eder ve para politikası araçları kullanarak yönlendirir. Para politikası araçları arasında faiz oranları, rezerv gereksinimleri vb. vardır. Merkez bankaları, para arzını kontrol ederek fiyat istikrarını korumaya, ekonomik büyümeyi yönlendirmeye ve istihdamı desteklemeye çalışırlar.

M0 veya Merkez Bankası Paranın Toplamı: Ekonomideki fiziksel para birimini ifade eder. Banknotlar ve madeni paralar bu kategoriyi oluşturur.

M1 veya Dar Para Arzı: M0’a ek olarak fiziksel paranın yanı sıra bankalardaki kolayca çekilebilen vadesiz mevduatları da içerir.

M2 veya Geniş Para Arzı: M1’e ek olarak vadeli mevduatları, tasarruf hesaplarını ve bazı diğer para benzeri işlev gören finansal varlıkları içerir.

Faiz Oranları

Borç verenin bir borç alan kişiye verdiği paraya karşılık olarak alacağı ekonomik bedele faiz denir. Bu oranlar genellikle yıllık yüzde olarak ifade edilir. Faiz oranları; tasarruf ve yatırımları, enflasyonu ve para politikasını etkileyen önemli bir ekonomik göstergedir.

Reel Faiz Oranı: Enflasyon etkisini dikkate alarak hesaplanan gerçek faiz oranıdır. Reel faiz, nominal faizden enflasyon oranını çıkartarak bulunur. Bu oran, paranın gerçek satın alma gücünü yansıtır.

Merkez Bankası Faiz Oranları: Merkez bankaları, para politikası aracı olarak faiz oranlarını kullanırlar. Faiz oranlarını arttırarak ekonomideki harcamaları azaltır, faiz oranlarının düşürerek ise ekonomik büyümeyi destekler.

Ticari Banka Faiz Oranları (Piyasa Faizi): Ticari bankaların müşterilere kredi verirken veya mevduat toplarken uyguladığı faiz oranıdır. Bu oranlar, ticari bankaların kâr hedefleri, risk profili ve merkez bankasının faiz politikasını dikkate alarak oluşur.

Menkul Kıymetler

Menkul kıymetler, finansal piyasalarda alınıp satılan mali değeri olan finansal araçlardır. Bu kıymetler, bir varlığın sahipliğini veya alacak hakkını temsil eder. Ekonomik göstergeler açısından ise, finansal piyasalardaki aktiviteleri, yatırımcıların beklentilerini ve genel ekonomik sağlığı yansıtan önemli bir unsurdur.

Hisse Senetleri: Şirket hisseleri, yatırımcılara bir şirketin sahiplik hakkını temsil eder. Senetlerin değeri genellikle şirketin performansına, büyüme potansiyeline ve genel ekonomik koşullara bağlıdır. Hisse senedi fiyatlarındaki değişimler, finansal piyasalardaki genel güven ve ekonomik büyüme beklentileri hakkında bilgi verir.

Tahviller: Tahviller, bir şirketin veya devletin borçlanma aracını temsil eder. Tahvil sahipleri, belirli bir dönemde faiz ve anapara ödemeleri alır. Tahvil faiz oranları, genellikle genel faiz oranlarına ve ekonomik duruma duyarlıdır. Bu nedenle, tahvil faiz oranları, genel ekonomik şartlar ve faiz politikası hakkında bilgi sağlar.

İşlem Hacmi ve Likidite: Menkul kıymetlerin alınıp satılma sıklığı, genel ekonomik aktivitenin bir göstergesidir. Yüksek işlem hacmi ve likidite, genellikle bir finansal piyasanın canlı ve aktif olduğunu, yatırımcıların ilgisinin yüksek olduğunu gösterir.


Kamu Finansmanı

Kamu/Bütçe Dengesi

Bütçe dengesi, bir ülkenin devlet gelirleri ile devlet harcamaları arasındaki dengeyi ifade eder. Bütçe dengesi, bir belirli dönemde devletin gelirlerinin ve harcamalarının karşılaştırılması sonucu ortaya çıkar. Bu denge, bir ülkenin bütçesinin ne kadar fazla ya da açık verdiğini gösterir. Bütçe dengesi bir yıl içinde hesaplanır ve devletin mali durumu hakkında önemli bilgiler sunar. Bütçe dengesi, bir ülkenin mali politikasının etkinliğini değerlendirmek ve istikrarı sürdürmek açısından önemlidir. İyi bir bütçe dengesi, devletin mali disiplinini korur ve ekonomik dalgalanmalarla başa çıkmasına yardımcı olur.

Vergi gelirleri, Harcama ve Borçlanma unsurlarından oluşur. Harcamanın gelirleri aştığı yerde devlet borçlanmaya gitmiş demektir.

İç Borç Stoku

İç borç stoku, bir ülkenin içindeki finansal piyasalarda yerel para birimi cinsinden borçlanarak elde ettiği toplam borç miktarını ifade eder. Hükümetin, yerel yönetimlerin veya kamu kuruluşlarının, yerel finansal piyasalardan sağladığı borçları içerir. Bu borçlar devlet tahvilleri ve diğer borçlanma senetleri aracılığıyla temin edilir. Yüksek iç borç stoku, ekonomik istikrarsızlık riskini arttırır ve faiz ödemelerinin bütçe üzerindeki baskısını kuvvetlendirir.


Fiyat

Fiyat Endeksleri

Belirli bir zaman diliminde bir sepete dahil edilen belirli mal ve hizmetlerin ortalama fiyatlarını ölçen göstergelerdir. Bu endeksler, genellikle bir referans dönemi ile karşılaştırılır ve tüketici fiyatları, üretici fiyatları veya toptan satış fiyatları gibi çeşitli fiyat seviyelerini takip etmek amacıyla kullanılır.

Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE): TÜFE, tüketicilerin satın alma gücünü ölçen bir endekstir. Belirli bir dönemde geniş bir nüfus tarafından satın alınan mal ve hizmetlerin fiyatlarını izler. TÜFE, gıda, konut, giyim, ulaşım, sağlık gibi kapsamlı bir mal ve hizmet sepetini içerir. TÜFE’nin yükselmesi, enflasyonun arttığına ve tüketicilerin satın alma gücünün düştüğüne işaret eder.

Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE): ÜFE, üreticilerin mal ve hizmetleri sattıkları fiyatları ölçer. Bu endeks, üretim aşamasında ortaya çıkan fiyat değişikliklerini takip eder. ÜFE, ham madde maliyetleri, enerji fiyatları ve işçilik maliyetleri gibi unsurları içerir. ÜFE’nin artması, üretim maliyetlerindeki yükselişe işaret eder.

İthalat ve İhracat Fiyat Endeksleri: İthalat ve ihracat fiyat endeksleri, bir ülkenin dış ticaret faaliyetlerini izler. İthalat fiyat endeksi, ülkeye ithal edilen mal ve hizmetlerin fiyatlarını, ihracat fiyat endeksi ise ülkeden ihraç edilen mal ve hizmetlerin fiyatlarını ölçer. Bu endeksler, dış ticaret dengesini ve rekabet gücünü değerlendirmede yardımcı olur.

Borsa Endeksleri (BİST100)

Borsa endeksleri, bir finansal piyasadaki genel performansı ölçen ve izleyen göstergelerdir. Bu endeksler, belirli bir hisse senedi grubunun performansını temsil eder ve bir referans noktası olarak kullanılır. Borsa endeksleri, finansal piyasalardaki genel eğilimleri değerlendirmek, yatırımcılara rehberlik etmek ve ekonomik göstergeleri takip etmeye yarar.

Ülkemizde faaliyet gösteren halka açık şirketler Borsa İstanbul endekslerinde listelenmektedir.


İktisadi Faaliyetlere İlişkin Göstergeler

İşgücü


İşgücü göstergeleri, bir ekonominin iş gücü piyasasındaki durumu ölçmek ve değerlendirmek için kullanılan istatistiksel göstergelerdir. Bu göstergeler, işsizlik, istihdam, işgücü katılım oranı gibi ana unsurları içerir. İşgücü göstergeleri, ekonomik performansı değerlendirmek, iş piyasasındaki eğilimleri anlamak ve politika yapıcılarına rehberlik etmek için önemlidir.

İstihdam Oranı:
İstihdam oranı, çalışanların toplam işgücüne oranını gösterir. Bu oran, bir ekonominin kaç kişiyi istihdam ettiğini gösterir ve genellikle iş piyasasındaki güçlülüğü yansıtan bir gösterge olarak kabul edilir.

İşsizlik Oranı:
İşsizlik oranı, iş arayan ancak çalışamayan kişilerin toplam işgücüne oranını ifade eder. İşsizlik oranının artması, işsizlikte bir artış olduğunu ve iş piyasasının zayıfladığını gösterir.

İşgücü Katılım Oranı:
İşgücü katılım oranı, çalışan ve iş arayan kişilerin toplam nüfusa oranını ölçer. Bu oran, işgücünün ne kadarının iş piyasasına katıldığını gösterir ve genellikle ekonomik katılım düzeyini yansıtır.

Sanayi Üretim Endeksi

Sanayi üretim endeksi, bir ülkede imalat, madencilik ve enerji sektörlerindeki üretim aktivitelerini ölçen bir göstergedir. Bu endeks, genellikle belirli bir referans dönemi içinde sanayi üretiminin hacmini gösterir. Bu veriler ekonomik döngülerin bir göstergesi olarak kullanılmaktadır. Örneğin, bir ay içindeki imalat tesislerindeki üretim miktarının önceki aya göre artması durumunda endeks değeri yükselir. Bu, ekonominin güçlü olduğunu ve büyüme eğiliminde olduğunu gösterebilir. Tersine, endeks değerinde bir düşüş, ekonominin zayıfladığını veya daraldığını işarettir.

İnşaat İzinleri ve İnşaat Başlangıçları

İnşaat izinleri ve başlangıçları, inşaat sektöründeki aktiviteleri gösterir. Bu göstergeler, ekonominin genel sağlığına, konut talebine ve konut arzına dair bilgi sağlar. İnşaat başlangıçları, belirli bir dönemde fiziksel inşaat faaliyetlerine başlanan konut veya ticari binaları içerir. İnşaat başlangıçları, inşaat sektöründeki mevcut talebi yansıtarak ekonominin genel sağlığını etkiler. Yüksek inşaat başlangıçları, genellikle ekonomik büyümeye işaret eder.

Ham Petrol Stoku

Ham petrol stoku göstergesi, bir ülkedeki ham petrolün depolama tesislerindeki miktarını ölçen bir ekonomik göstergedir. Bu gösterge, enerji talebinin, arzın ve fiyatların değerlendirilmesi için kullanılır. Ham petrol stokları, enerji piyasasında önemli bir rol oynar ve ekonomik aktiviteler, jeopolitik olaylar ve enerji fiyatları üzerinde etkisi bulunur.

Tüketici Güven Endeksi

Tüketici Güven Endeksi (TGE), bir ekonomide tüketicilerinin ekonomik durumlarına, geleceğe dair beklentilerine ve genel ekonomik koşullara yönelik algılarını ölçen bir göstergedir. Bu endeks, tüketicilerin harcama eğilimlerini, tasarruf alışkanlıklarını ve genel ekonomik iyimserlik ya da kötümserlik durumlarını yansıtarak ekonomik aktivitenin önemli bir göstergesi olarak kabul edilir.

Endeks değeri genellikle bir referans noktası olarak belirlenen 100’e göre ölçülür. 100 değerinin üzerinde olan bir endeks, tüketicilerin genel olarak iyimser olduğunu, 100 değerinin altındaki bir endeks ise tüketicilerin genel olarak kötümser olduğunu gösterir.

Bu göstergeleri takip edebileceğiniz kaynaklar:

https://www.sbb.gov.tr/ekonomik-ve-sosyal-gostergeler/#1669636980146-33c69e67-2bee

https://www.tuik.gov.tr/

https://evds2.tcmb.gov.tr/

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top