Hayat Pahalılığının Toplumsal Çürüme Üzerindeki Etkisi

Hayat pahalılığı, enflasyon, ekonomi
“Enflasyon sadece pahalılık olayı değildir. Ahlakı bozar, borcu olan borcunu ödemez, alacağı olan alacağını alamaz. Hırsızlıktan, soygundan, fuhuşa kadar hemen hemen bütün yolları açar. Toplumun içini bozan bir olaydır.” -Süleyman Demirel, 9.Cumhurbaşkanı

Hayat pahalılığı en çok alt ve orta gelir gruplarında bulunan insanları etkiler. Artık daha az tüketim ve daha az tasarruf yapabildikleri için hayatlarını buna göre düzenlerler ve ortaya çıkan sorunlarla baş etmeye çalışırlar. Çoğu insanın borçları veya diğer ekonomik sorunları nedeniyle işlerindeki verimliliği düşer ve gündelik hayatlarında stres oranları artar. Çok yakın olan insanların bile normalde sorun olmayacak maddi anlaşmazlıkları büyük çatışmalara dönüşür. Aile içinde huzursuzluk hakim olur vs. Yani hayat pahalılığı sadece maddi bir olay değildir, toplumsal ve kültürel bir çok etkisi vardır.

Yüksek Enflasyon uzun yıllardır Türkiye’nin kronik sorunu olduğu için bunun toplumsal olaylara yansıması da çok alışık olduğumuz bir durum haline geldi. Özellikle son yıllarda yaşanan ve giderek ağırlaşan hayat pahalılığı ve enflasyon; haber bültenlerine, istatistiklere hatta sokakta kendi gözlerimizle gördüklerimize bile yansıdı.

2014 yılında 6,9 milyon olan soruşturma sayısı, 2020 yılında 8,9 milyona ve bir yıl sonrasında 9,8 milyona çıkmış. Şüpheli sayısı 2014 yılında 9,8 milyon, 2020 yılında 13 milyon ve 2021 yılında 14,3 milyon ile sürekli artış göstermiş.

2014 yılından bugüne olan oranlama çok önemli çünkü dolar bazında alım gücümüz o yıllarda 12 bin dolar ile zirve noktaya ulaşmıştı, o günden beri sürekli düşmektedir. Bu da suç oranlarındaki artış ile ekonomik bozulmanın arasındaki bağlantıyı daha net sergiliyor.

Üstelik enflasyonun tavan yaptığı 2022 ve 2023 yılları için net ve güncel veriler henüz yok. Ama artış trendini ve enflasyon-suç oranları arasındaki bağlantıyı takip ettiğimizde son iki yılda suç oranlarında büyük yükselişler olduğunu tahmin edebiliriz.

Suç oranlardaki artışın en büyük sebebi güvenlik yetersizliği olsa bile ekonomik etkileri de çok fazla. Ülkemizde işlenen toplam suçların içinde en büyük payın hırsızlık, dolandırıcılık ve malvarlığına karşı işlenen suçlar olması bunun kanıtı niteliğindedir. Ayrıca düzensiz göçmenler gibi bir çok sebep de suç oranlarının artmasına katkı sağlıyor. Suç işleyen yabancıların oranı 2020-2021 yılı arasında tam %35 oranında artış göstermiş.

Kaynak: Adalet Bakanlığı verileri

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top