Ekonomik Krizler Neden Yaşanır?

Ekonomide işler her zaman yolunda gitmeyebilir ne de olsa bütün ekonomik sistemi yaratan ve kaderini belirleyen tek şey insan ve onun tercihleridir. Çeşitli sebepler sonucu işler yolunda gitmediğinde veya yanlış seçimler yapıldığında ekonomik krizler yaşanabiliyor. Bu krizler boyutuna göre daha yerel veya küresel olabiliyor. Bizler her ne kadar dünyanın açık ara en zeki canlısı olsak bile bazı şeyleri gözden kaçırabiliyoruz. Gözden kaçırdıklarımız yanlışlara sebep oluyor ve bu yanlışlar zamanla birikip karşımıza kriz olarak dikildiği zaman iş işten geçmiş olabiliyor ama hatalardan ders çıkarmak her zaman alabileceğimiz güçlü bir tedbirdir.

ekonomik krizler

Ekonomik Kriz Türleri

 İktisat tarihinden bu yana birçok iktisadi okul ve iktisadi yaklaşım ortaya çıktı. Her biri olaylara biraz farklı açılardan yaklaşsa da, zaman geçtikçe bazıları daha da güçlendi ve bazıları önemini kaybetti. Klasik ve  Neoklasik görüştekilerin oluşturduğu yerleşik iktisat, kriz sebeplerinin daha çok piyasa aksaklıkları kaynaklı olduğunu düşünmektedir. 

 R.Lucas’ın savunduğu rasyonel beklentiler yaklaşımına göre; ekonomide asimetrik bilgiye yer yoktur. Ona göre ekonomik karar birimleri, kamu tarafından yanıltılmadığı sürece sistematik hata yapmazlar ve konjonktürel dalgalanmalar ortaya çıkmaz

Bu bakış açısına göre kriz sebepleri: 

-Eksik Rekabet Piyasaları,

-Yükselen borç stokları, (Mesela; Yunanistan, İspanya ve İtalya’nın içinde kaldığı yakın dönemde yaşanan olaylar)

-Açgözlülük ve dolandırıcılık, (2008 krizinde yatırımcıların yüksek getiri amacıyla konut piyasasında balon oluşmasına sebep olmaları)

-Ekonomik büyümenin gelir dağılımına etkisi, (Artan gelirin tasarruflara ve yatırımlara çevrilememesi) olabilir.

 Mishkin’in Asimetrik bilgi yaklaşımına göre; piyasalarda bazı ekonomik birimler diğerlerine göre daha fazla bilgiye sahiptir ve bilgiye ulaşma imkanı fazla olanlar ile bilgiye ulaşma imkanı kıt olanlar arasında bilgi simetrisi bozulmaktadır. 

Mishkin, 1857-1987 arasında yaşanan krizleri incelemiş ve ortak özelliklerini şu şekilde sıralamıştır:

-Krizlerin neredeyse tamamında finansal panikler resesyon başlangıcının ardından gerçekleşmiştir.

-Çoğu finansal panik ile şiddetli bir daralma yakından ilişkilidir.

-Krizler; hisse senedi fiyatların düşüşü, faiz oranlarının artışı ve ekonomik yapıdaki belirsizliklerin artması ile aynı anda başlar.

 Ekonomik konjonktürlerin (dalgalanma) sebebi genellikle dışsal bir etken olan para arzıdır. Monetarist  iktisatta para, ekonomik krizlerin ve durgunlukların sebebi olduğu için ekonominin olası bir krizden korunması para politikasının doğru kullanılması yeterlidir. Yanlış para politikası sonucu ortaya çıkacak bir krizde, bankacılık sektörü hayatı önem arz etmektedir. Uygulama konulan yanlış para politikası sonucu bankacılık sektörünün paniğe kapılması ile krizin başladığı söylenebilir. Bankaların paniklemesi ile kriz ekonominin her birimine yayılmaya başlar. Burada yapılması gereken şey para arzında atılacak yanlış bir adımın ekonomide krize yol açacağının bilinci ile parasal büyüklükleri kontrol altında tutmaktır. Ayrıca parasal büyüklükte yapılacak değişimlerin ani ve sert olmaması gerekmektedir. Para politikası araçlarının amaçlanan hedef üzerinde etkisi oldukça hızlı olduğu için atılacak adımlar oldukça yavaş bir şekilde atılmalıdır. Para politikası yapıcılarının aldıkları politika kararlarında keskin dönüşler yapmaması gereklidir. Keskin karar dönüşleri olası bir paniği tetikleyebilir.

Yaşanan en büyük iki finansal kriz (1929 ve 2008), finansal sistemden kaynaklanan krizler olması sebebiyle buradan çıkarılacak ders ekonominin yumuşak karnının finansal piyasalar olduğudur. Spekülasyon düzeyinin çok yükseldiği bir piyasada ekonomik kriz çıkma olasılığı çok yüksektir. Ne de olsa yükselme eğiliminde olan bir ekonomik konjonktürün bir noktadan sonra aşağı yönlü hareketi kaçınılmazdır. Yani konjonktürel genişlemenin tepe noktasından dönüşüne kriz diyebiliriz. Bu nedenle krizler ekonominin kaçınılmaz bir gerçeğidir. Finansal piyasalarda yaşanan bu aksaklıkların tekrar yaşanmaması ve krizleri tetiklememesi için tüm bireylerin sağlam finansal ürünler ve hizmetler hakkında istedikleri bilgiye ulaşmalarını sağlayacak bir finansal bilgi altyapısı oluşturulmalıdır.

İktisat Kriz ve Yenilik- Taner Güney (2016) 

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top